Reklamlar
Genel Kültür

Liberalizm’in Haber Sektörüyle İlişkisi ve Liberal Yaklaşım

Reklamlar

Liberal yaklaşımın haber sektöründe ciddi bir yeri vardır. Liberalizm ideolojisinin birçok savunduğu şey, haber sektörünün daha da iyiye gidebilmesi amacı güder. Bu yazıda bol bol John Stuart Mill’in düşüncelerinden söz edeceğiz. Çeşitli ilkelerden de söz etmeden geçmeyeceğiz; nesnellik, gerçeklere dayanma vb. birçok ilkeden bahsediyor olacağız.

Liberal basın anlayışını ele alarak başlayabiliriz. John Stuart Mill’in düşüncelerine göre, bir toplum içerisinde düşünce özgürlüğünün var olması, bu fikirleri rahatlıkla ifade edebilme gücünü kendinde bulmasını destekler. Zihinsel açıdan huzurlu olmanın temeli ise basın sayesinde gerçekleşir. Bu bilgiler ışığında kişinin fikirlerinin toplum içerisinde rahatça aktarılabilmesi ve güvende olmasının gerekliliğini anlamış oluyoruz. J. S. Mill, bu konu çerçevesinde 3 farklı argüman ele alır:

  1. Bir fikir yanlış dahi olsa içinde bir doğruyu barındırabilir.
  2. Devlet bir konuda bu yanlıştır diyorsa bile bu fikirde doğruluk payı olabilir.
  3. Bir düşünce doğru dahi olsa farklı fikirler ışığında bir önyargıya evirilebilir.

Liberal yaklaşımın haber sektöründeki yerini bazı kıstaslar ve başlıklarla netleştirmek mümkündür. O halde başlayalım:

Nesnellik Ögesi

Başlangıcı nesnellik ögesi ile yapıyoruz. Bunun temel nedeni, nesnelliğin yaşamın her alanında en önemli prensiplerden biri olmasıdır. Liberal yaklaşımın haber üretim süreçlerine etkisini detaylı olarak ele aldığımızda, üzerinde durulması gereken en ehemmiyetli mevzunun nesnellik olduğunu görüyoruz. Liberalizm’e göre bir insanın olmazsa olmaz haklarının başında haber alma hürriyeti gelmektedir. Basının temel misyonu da kişinin bu hürriyetini en nesnel biçimde karşılamasının gerekliliğidir. Medya çalışanlarının en önemli misyonlarından biri, haberde tarafsız ve nesnel olmaktır. Bu iki kıstas sağlanamadığı takdirde her şey arapsaçına dönecektir diyebiliriz. Basın, misyonunu ancak nesnellik kuralına uyum sağladığı takdirde net bir biçimde tamamlayabiliyor. Bunun temel sebebi, toplumsal düşüncelerin ancak nesnellik ilkesi ile doğru biçimde ortaya çıkarılacağıdır.

Reklamlar

Tarafsızlık Ögesi

Haber sektöründe en sık duyulan sözdür bu: Gazeteci, yaşanan durum ne olursa olsun tarafsız olmalıdır! Bunun en doğal sonucu olarak haberciliğin olmazsa olmaz ilkelerinden birisi de tarafsızlık ögesi olarak sık sık karşımıza çıkmaktadır. Bir haberci nesnel olmayı tüm detaylarıyla başarmışsa, doğal olarak tarafsız olmayı da başaracaktır. Liberal yaklaşım, bu etik ilkenin üzerinde uzun bir süre boyunca fazlasıyla durmuştur. Bu durum, hem habercinin ahlakını hem de eylemsel durumlarının temelini oluşturur. Habercinin taraf tutma gibi bir seçeneği hiçbir zaman olamaz, daha doğrusu olmaması gerekir. Kendi çıkarları doğrultusunda olayların seyrini bir anda değiştiren bir haberci, aslında haberci değildir. Bir medya çalışanı, haberleri kendi keyfine göre düzenliyor ve kamuoyuna da o şekilde sunuyorsa bu baştan sona yanlış bir çalışma şeklidir diyebiliriz. Disiplinsizliğin yanı sıra bu durum, toplumun haberde işlenen herhangi bir olayı taraflı anlamasına neden olacağı için insanlar arasında büyük bir kargaşaya neden olur. Kaos ortamı oluşur. Kaos ortamı oluşursa da ortalık tamamen karışır ve üstesinden gelinemeyecek durumlar meydana gelmeye başlar. Oysa tarafsızlığı sağlamak her şeyi iyileştirir ve geliştirir. Böylece hiçbir sorun olmaması sağlanır. Tabii günümüze bakıldığında her gazetenin tarafsızlık kuralına dikkat etmediğini de görmüş oluyoruz. Buna rağmen canla başla çalışarak tarafsızlığını korumayı başaran gazetelerin ve medya kuruluşlarının da hakkını yiyemeyiz.

Denge Ögesi

Dengelilik, Liberalizm’in en sık üzerinde durduğu etik ilkelerinden biri olarak sık sık dikkat çekmektedir. Tarafsızlık ve nesnellik gibi ögelerin ortaya çıkardığı bazı türde problemler vardır. Denge ögesi, bu sorunların iyileştirilmesini sağlayan bir yöntem olarak bilinmektedir. Bir nevi kurtarıcı olarak da nitelenebilir. Liberal yaklaşım ışığında denge ögesi, en çok da seçim zamanlarında araştırılmıştır. Bu durumun temel sebebi, seçim zamanlarında habercilerin tarafsızlık ilkesini ihlal etmesinden kaynaklanmaktadır. Seçim dönemlerinde yazılan haberlerde istem dışı olarak tarafsızlık ilkesi yok edilmeye başlanmıştır. Denge ögesi, bu tarz durumların önüne geçmek açısından oldukça faydalı bir ilke olarak kısa sürede benimsenmiştir. Sonraki yıllarda da aynı sorunlar yaşanmıştır elbette ama sayısında azalma gözlenmiştir.

Gerçeklik ve Olgulara Dayanarak Açıklama Yapmak

Listenin son maddesi gerçeklik ve olgulara dayanarak açıklama yapmak oluyor. Aslında bu madde oldukça önemli, diğer maddeleri de kapsıyor. Liberal yaklaşım baz alındığında basının, topluma her bir haberi en gerçek biçimde sunmakla yükümlü olduğunu görebiliriz. Haberci, doğruluğundan şüphe ettiği hiçbir haberi topluma bildirmemelidir. Gerçek bilgiler doğrultusunda paylaşılan her bir haber, toplumun basına olan güvenini arttırır.

Habercinin, bir haberi yazmaya başlamadan evvel yapması gereken ilk ve en önemli şey, konuyla alakalı topladığı bilgilerin tamamını net bir biçimde teker teker doğrulatmak ve bu bilgilerin gerçek olup olmadığından tamamen emin olmaktır. Haberde yer alan her bir bilgi, net bir biçimde topluma sunulmalıdır. Haberci mutlaka ama mutlaka kaynak belirtmelidir. Bu, haberin güvenilirliğini en iyi şekilde arttırır. Böylece kamuoyuna sunulan her bir haber geçerliliğini korur. Toplum da güvenli bir şekilde dünyada, yaşadıkları yerde olan biten her şeyden haberdar olmanın huzurunu yaşamış olur.

Reklamlar

İlginizi Çekebilir: Sosyal Psikoloji Nedir? 

Bizi YouTube de takip edebilirsiniz.

Reklamlar

Dr.Ümit Uslu

Siyaset bilimi eğitiminin bana kattığı katkıları sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Reklamlar
Başa dön tuşu