Trabzon Uzungöl kan kaybetmeye devam ediyor…

Size diğer yazılarda gördüğünüz gibi gezdiğim yerlerle ilgili güzel şeyler yazabilmeyi öylesine isterdim ki. Bu yazıda ülkemizin güzide değerlerinden biri olan trabzon uzungöl hakkında yakın zamanda edindiğim tecrübelerimi aktaracağım.

Artvin’de aile ziyaretimiz sonrası gezerek dönelim fikrini hayata geçirdik. Trabzon’da konaklama işini hallettikten sonra nasılsa vaktimiz var diyerek sürekli kıyısından köşesinden geçip gittiğimiz yerleri ziyaret edelim, en azından gitmedik demeyiz diyerek harekete geçtik. İlk durağımız Trabzon Uzungöl oldu.

Uzungöl yok olmadan
gidin, gezin, görün…

Uzungöl’e gidebilmek için öncelikle yaz aylarında ciddi bir araç trafiğini göze almalısınız. Uzungöl girişine yaklaşık 2km kala kuyruğa girdik. Girdik çünkü onca yol geldikten sonra geri dönmek çok mantıklı gelmedi. 30-40 dakika sonra nihayet trabzon uzungöl ‘ün girişinden aracımızla giriş yapabildik. Giriş yaptık yapmasına ama gölün giriş alanı tam bir curcuna, girenler çıkanlar, yayalar… Belli bir sistemi olmadığı gibi kaos ortamına teslim olmuş vaziyette.

Uzungöl Trafik ve Otopark problemleri rahatsız edici

Uzungöl otopark alanı konusunda da oldukça sıkıntılı. Gidenler bilir, göle su kaynağı olan derenin aktığı yerin daha da arkasında kocaman bir otopark alanı var. Tabii ki çakıl ve belli bir düzeni orada da bulamadık. Pahalı mı? değil… Fakat aracınızı orada bıraktıktan sonra ciddi bir yol yürümeniz gerekeceğini de bilmelisiniz. Biz akşam üzeri gitmemize rağmen oldukça kalabalık bir ortamla karşı karşıya kaldık. Güzelliğinin gün geçtikçe tahrip edilmesiyle alakalı belli aralıklarla haberler görüyorduk. Trabzon Uzungöl her geçen gün tahrip ediliyor. Tabii yerli turistten daha çok arapların akın ettiği bir yer olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Bu konuya daha sonra yine değineceğim.

Yukarıda da belirttiğim gibi Uzungöle akşam üzeri varmıştık. Çok fazla fotoğraf çekebilme imkanımız olmadı, dar vakitte çekebildiğim fotoğrafları sizlerle paylaşıyorum.

Araplar Uzungöl’ü ele geçirmiş durumda!

Uzungölü arapların bastığını yazmıştım yukarıda bir yerde. Hani büyük şehirlerimizde arapça tabelalar görmeye başladık, bir çok suriyelinin dükkan açtığını gördük aynı durum burada da maalesef var. Gölün etrafında otellerde veya yeme-içme alanlarının neredeyse tamamında arapça yazılar, yönlendirmeler mevcut. Yemek için girdiğimiz bir restaurantta bizi yabancı turist zanneden araplarla da karşılaştık. Kısaca biz yerliyiz siz yabancı durumu oldu. Süper VIP araçlarla dolu.. tabii onlar da keza araplar…

Uzungöl doğal özelliklerinden daha çok bizi bir şehir gibi karşıladı. Bizi üzen en büyük detay da bu oldu. Uzungöl etrafında yapılaşmaya izin verilmemesi gerekiyor. Hatta izin almış olanlar için de bir süre vererek o süre bitiminde binaların oralardan sökülmesi gerekiyor.

Bir yanda para kazanmak için değerlerimizi tahrip edenler, diğer yanda değerlerimiz için üzülen bizler. Bu yazıda karınca misali, Uzungölün doğasına sahip çıkıyorum.

Uzungöl'de akşam saatleri. Doğası ile öne çıkması gereken yer maalesef şehir ışıklarıyla dolu...

Eğer Uzungöl kaderine terk edilmeye devam ederse, sözde turizm adı altında nadide bir değerimiz yok olacak. Bir an önce bu duruma engel olunmalı…

Trabzon Uzungöl Gezisi deneyimlerimiz.

Trabzon Uzungöl’e nasıl gidilir?

Uzungöle gidiş güzergahı oldukça keyifli. Yol üzerinde mısır satanlar, kahvaltı mekanları da görebilirsiniz. Rotanızda sıkılmayacağınızı garanti edebilirim.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı